Bir Kadının İntizarı....
Tanrı
erkeklere yaşanan günü kadınlara ise geçmişle geleceği armağan etmiş.
Biz yaşanan anla pek ilgilenmeyiz. İçimizde geçmişin hesaplaşması yada
geleceğin endişesi vardır hep. Bunun için bize “o an” yetmez. Biz geniş
zamana yayıldığımız için “huzursuz”, sizlerse daracık bir zamana
sıkıştığınız için anlayışsız olursunuz. “En büyük yaralarımızı kendimizi
en çok savunduğumuz sırada alıyoruz. Oysa hayat seçimlerle dolu. PASCAL’ ın dediği gibi
“her seçim bir kaybediştir”. Bir şeyi seçer bir başka şeyi kaybederiz.
Buda bir seçim. Bir şeyi seçip bir başka şeyi kaybetmekmi yoksa hiçbir
şeyi seçmeyip herşeyi kaybetmekmi?
Zırhlarımız, korkularımız, savunmalarımız, hesaplarımız bizi hep bir
şeyi seçmemeye götürüyor, aklımız öbürünü kaybetmemeliyiz diyor. Ve en
akıllı, en güçlü, en zırhlı, en hesaplı olduğumuz zamanda her şeyi
kaybediyoruz. En çok istediğimiz bizden en uzağa düşüyor. Kendi
seçimimizi yapamadığımız içinde insanları sınayıp duruyoruz. Oysa
NİETZSCHE “Tanrıyı ve insanları denemeyin” diyor. Savunmasız, güçsüz ve
hesapsız olmak belkide mutluluğun kapısını açaçak kimbilir...........
“Geçmişin bittiği, bizi sahipsiz olarak,
bizi boşlukta terk ettiği zamanlar vardır. Tanrıyı, aşkı, sevgiyi,
sevgiliyi kaybettiğimiz, yalnızlıktan, inançsızlıktan kıvrandığımız
dönemler vardır. Lekesiz bir aşk ancak böyle bir boşluğun , böyle bir
yalnızlığın, böyle bir kıvranmanın içinden doğar.” Kaybetmenin acısını
yaşamadan, kazanmanın lekesiz sevincini yaşamaya izin vermiyor tanrı. Ve
böyle bir dönemde yeni bir hayatı, yeni bir aşkı kazandığımız andada,
geleceğimize giden yolda yeni bir dar kapı örmeye başlarız. Peki ne
yapmalıyız? Dar kapılardan nasıl geçmeliyiz. Yaşayamamanın acısınımı,
gölgeli bir geleceği kucaklamanın hüznünümü tercih etmeli?. Duyduğumuz
istekler, tutkular, aşklar, geleceğin ruhumuza uzanan gölgelerini
silmeye, bizi iyileştirmeye yetermi?. Dar kapılardan geçemediğimiz,
yaşayamadığımız için pişman olacağız. Bizi bekleyenin pişmanlık olduğunu
biliyoruz, yaşadıklarımızdan değil yaşayamadıklarımızdan. Yazarlar,
şairler bize yalnızca yaşayamamanın acısını anlatırlar, yaşadığımızda ne
olacağını yada nasıl yaşayacağımızı yine kendimiz bulacağız. Bu dar
kapılardan nasıl geçeceğimizi kendimiz öğreneceğiz. Öğrenebilirsek
eğer................ “

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder